Silisyum MİNERALİ HAKKINDA

Silisyum (Si) doğada en çok bulunan üçüncü elementtir (1,2). İnsan vücudunda ise kemiklerde, deride, mukozada ve bağ dokularında bulunabilir (3). Bu alanlarda yoğun bulunmasının nedeni, silisyumun kolajen biyosentezindeki önemli rolü nedeniyle sağlıklı bağ dokusu oluşumunda rol oynamasıdır (4,5). Kemik büyümesi sırasında kemik iskeletini oluşturan kolajen ve proteoglikanlar arasında çapraz bağlantıların oluşmasını ve sağlamlığını sağlar. Vücut silisyum düzeyinin yaşlanma sırasında ve özellikle kadınlar için menapoz sonrası dönemde azaldığına dair kanıtlar vardır (6). Geçtiğimiz yüzyılda silisyumun vücutta daimi idame edilebildiği düşünülse de 1970'lerde yapılan ve önemli dergilerde yayınlanan ilk hayvan çalışmalarıyla diyet silisyum eksikliğinin bağ ve iskelet dokularında kusurlar oluşturduğu ve silisyumun büyüyen kemiğin mineralizasyonu için önemli olduğu bildirilmiştir (7–9). Bununla birlikte bağ dokusunun yaşla birlikte azalması silisyum eksikliği ile ilişkili olabilir.

Silisyum, alüminyumla kolayca birleşerek vücutta birikimini engeller ve vücuttan atılmasına neden olur. Aşağıda çalışmalarını paylaşacağımız bazı araştırmacılar, silisyum açısından zengin takviyelerin Alzheimer hastalığı, makrofajik miyofasit ve kronik yorgunluk sendromu olan bireylerde alüminyumun vücut yükünü azaltmak için kullanılabileceğini göstermiştir (10–12).

Yıllar içerisinde silisyumun ciltte izlenen azalması önemlidir. Bilimsel çalışmalar, silisyum yoğunluğundaki bu azalmanın yanı sıra dermal kolajenaz enziminin de aktivasyonuyla birlikte kolajen sentezini önemli ölçüde etkileyebileceğini saptamıştır (5). Ayrıca, silisyum yoksunluğunun kemik ve kıkırdak oluşumunda önemli yeri olan glikozaminoglikanların sentezini de etkilediği gösterilmiştir (8). Bu bulgular cilt kalınlığı, esnekliği ve görsel bütünlüğü açısından silisyumun çok önemli olduğunu göstermektedir.

Silisyum faydalarının yıllardır kanıtlanmış olmasıyla bilimsel sahada önem kazanmasıyla birlikte, ağızdan alımı sırasında hangi kimyasal silisyum formunun kullanıldığının da dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü silisyumun hangi kimyasal formda olduğu, bağırsak emilimini yani biyoyararlanımını belirler. Büyük parçacıklı ve birbirine bağlı formların emilimi minimal (%1-3) iken, küçük ve organik bileşiklerin (monometilsilantriol %64-70 ve daha az olmak üzere kolin stabilize ortosilisik asit, %16,5) yüksek oranda emildiği bildirilmiştir (13). 


Vücutta Faydaları
  • - Silisyum vücudumuzda beyindeki alüminyum birikimine karşı koruma;
  • - kardiyovasküler sağlık,
  • - kolajen ve bağ dokusunun normal oluşumuna katkı 
  • - kemik ve eklemlerin bakımı, yenilenmesi ve sağlamlığı 
  • - cildin normal görünümünün ve elastikiyetinin korunması
  • - normal saç ve tırnak oluşumuna katkı gibi birçok faydası bulunur.
  • Dilerseniz bu faydaların mekanizmasına ve çelışmalara kısaca bir göz atalım.

Kemik ve Eklem Sağlığı

Kemiklerimizi beden binamızı ayakta tutan kolon ve kirişler olarak düşünebilirsiniz. Kolon ve kirişlerin içindeki demir bağlantılar kemik matriksi, çimento dolgusu ise kalsiyum çökeltileri simgeler. Silisyum, kemik matriksteki kolajen bağlarının daha kalın ve dayanıklı olmasını sağlarken, kalsiyumun da bu matriksin üzerine daha fazla çökmesine neden olur.

   

Genç büyüyen kemiklerde silisyum konsantrasyonları kalsiyum, magnezyum ve fosfor konsantrasyonlarıyla aynı aralıktadır. Silisyum, kemik matriksi oluşturan bağ doku elemanı olan Tip 1 kolajen sentezini ve kemik hücreleri oluşturan osteoblast hücrelerinin farklılaşmasını uyarır, kolajen demetlerini oluşturan fibrillerin kalınlaşmasını arttırır, kemik matriksine çöken kalsiyum kristalleri sırasında yüksek seviyelerde bulunması sayesinde biyomineralizasyon erken aşamalarında rol alır ve hidroksiapatitin (HA) kemiklerde çökelmesini başlatır (14–22,*). Bu işlem çok önemlidir çünkü kemik gelişimi ve organizasyonu sırasında organik kemik ve diş matris altyapısı üzerine çöken hidroksiapatit kristalleri kemik ağırlığının %60-80’ini oluşturmaktadır (21-22).

Genel olarak, tüm kaynaklardan diyet alımı batı toplumları için günlük yaklaşık 20-50 mg silisyum iken Hindistan ve Çin gibi daha fazla bitki bazlı bir diyet tüketen toplumlarda ~200 mg’dır (27–30). Çin ve Hindistan, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla en düşük kalça kırığı prevalansına sahiptir (31). Bu bir korelasyon gibi düşünülse de, günde 40 mg'dan daha fazla silisyum içeren diyetler, 14 mg / gün'den daha az diyet alımına kıyasla sağlamlığı ifade eden artmış kemik mineral yoğunluğuna sahip olduğu gösterilmiştir (32). Ayrıca, postmenopozal kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada, günlük ortalama silisyum alımının 18.6mg olduğunu göstermektedir (33,34). Bu değerler, kemik sağlığı için özellikle batı toplumlarında silisyum alımının ve beslenmenin öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

 

Silisyumun fizyolojik dozları, kemiğin ve diğer mineralize dokuların mekanik performansı için önemli olan kolajeni oluşturan fibrin demetlerin kalınlığı artar. Silisyumun Tip I kollajen moleküllerindeki terminal gruplarla etkileşime girdiği gösterilmiştir (*).

 

Silisyum eksikliği, eklem kıkırdağı ve bağ dokusunu içeren bozukluklarla kendini gösterir (40).

Silisyum takviyesi, femur kuru ve kül ağırlıklarını, femur mukavemetini ve sertliğini arttırarak kemiğin hem biyokimyasal hem de mekanik özelliklerini önemli ölçüde iyileştirir (42).

Bor ve silisyumun kemik oluşumu ve mineral yoğunluğu arasında birbirinin etkisini arttıran bir etkileşim vardır. Silisyum, kemiğin kolajen oluşumu ve mineral fraksiyonlarında eşit dağılım gösterirken, bor sadece mineral fraksiyonunda etkili olmuştur (45).

Birçok insan çalışması, osteoporoz (kemik erimesi) riskinin azaltılması da dahil olmak üzere kemik sağlığında diyetle alınan silisyumun etkinliğini desteklemektedir. Diyette silisyum artırılmasıyla kadınlarda femurun kemik kütlesi ve kemik mineral yoğunluğunda önemli artışlara neden olmuştur (46,47). Osteoporozu olan postmenopozal kadınlara dört ay boyunca haftada iki kez 50 mg'lık bir dozda silisyum (monometilsilantriol)  kas içerisine enjeksiyonları uygulandı. Silisyum grubunda uyluk kemiği yoğunluğunda diğer gruplara göre anlamlı bir iyileşme kaydedilmiştir.

Aberdeen Prospektif Osteoporoz Tarama Çalışmasından elde edilen kanıtlar, silisyum alımının geç premenopozal kadınlarda ve hormon replasman tedavisi alan postmenopozal kadınlarda kırık ve kırığa bağlı ölümlerin büyük bir nedeni olan uyluk kemiği boynundaki mineral yoğunluğu ile pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir; östrojen düzeyi silisyumun kemik sağlığındaki olumlu etkileri için de önemlidir (48).

Silisyum, D vitaminine ek faydalar sağlar ve Tip1 kolajende artış gözlenir (49).

Silisyumun kemik kırığını takiben kemik yeniden yapılımının erken evrelerinde rol oynadığı görülmektedir (51).

Ayrıca diyetle alınan silisyum arttığında kalça kemiği mineral yoğunluğunun da arttığı gösterilmiştir (32,47,48). Osteoporozu bulunan katılımcılarda, silisyum takviyesi trabeküler kemik hacmi ve femoral kemik mineral yoğunluğunu arttırmıştır (47,52).

Framingham Nesil Kohort çalışmasında 1251 erkek ve 1596 menopoz öncesi ve sonrası kadına ait bulgulara dayanarak, silisyum faydalı alım miktarı öngörülmüş olup günlük yaklaşık 25 mg üzeri alınması tavsiye edilmektedir (32).

On iki haftalık silisyum takviyesinin diz kireçlenmesi bulunan hastalarda ağrıyı azaltmada etkili olduğu bulunmuştur (53).


Vasküler Hastalık ve Ateroskleroz

Silisyum, kolajen ve glikosaminoglikanları sentezleyen ana enzim olan prolil hidroksilazın bir bileşenidir ve bu enzimin çalışması silisyuma bağlıdır. Diyetle alınan silisyum, glikosaminoglikanların ve kolajen oluşumunu kolaylaştırabilir ve güçlendirdiği glikozaminoglikanların bir bileşeni olarak yapısal bir rol oynayabilir.

Artan yaşla birlikte silisyum konsantrasyonlarında gözlenen azalmanın ateroskleroz gibi kronik hastalıklara katkıda bulunduğu ileri sürülmüştür. İnsandaki en yüksek silisyum konsantrasyonları, bağ ve elastik dokularda özellikle kolajeni stabilize ederek damar sistemini güçlendiren bir çapraz bağlama maddesi olarak işlev gördüğü aortasındadır (54,55). Ayrıca hayvan deneylerinde de aortada en yüksek silisyum oranları saptanmıştır.

Hayvanlarda yaılan deneylerde silisyum kolajenin aorttaki plakları azalttığı, tansiyonu düşürdüğü, Tip I kolajen yapımını uyardığı ve sağlamlığını arttırdığı, kolesterolü düşürdüğü gösterilmiştir (17, 56-59,PMID: 9533930,8207542)

 


Beyin üzerine etkileri

Alüminyum Toksisitesi ve Alzheimer Hastalığı

Hiçbir biyolojik işlem için alüminyum ihtiyacımız olmasa da, vücuda alınan alüminyum biyolojik olarak 200'den fazla reaksiyonu olumsuz olarak etkileyebilir ve sinir sistemi hasarı başta olmak üzere çeşitli olumsuz etkilere neden olabilir. 

Vücudumuza alınan alüminyum su, gıda katkı maddeleri ve alüminyum mutfak eşyaları ve kaplar, hava kirliliği ve doğal kaynaklardan gelir. On yıllardır yayınlanan birçok çalışma, yüksek alüminyum seviyesine sahip bölgelerde Alzheimer hastalığı (AH) şiddeti ve sıklığının daha yüksek olduğunu bildirmiştir. Kadmiyum, kurşun ve civa gibi artmış olabilen diğer metallerin sinir sistemi hasarı etkilerini engellemek için kullanılan tedavi yaklaşımları gibi, alüminyumun başka bir aracıya bağlanarak vücuttan atılması AH için potansiyel bir terapi olarak değerlendirilebilir (60–62).

Silisyum alüminyum ile kolaylıkla bağ yaparak alüminosilikatları oluşturur. Doğada en yaygın olarak bulunan bileşiklerdendir.

Silisyum eksikliği ile AH arasında uzun yıllar boyunca bir ilişki önerilmiştir. Genç farelere düşük silisyum diyeti altında alüminyum verilmesi beyin alüminyum seviyeleri üzerinde hiçbir etki göstermezken, yaşlı farelerin hipokampüs ve beyinlerin ön bölümlerinde alüminyum seviyelerinde önemli ölçüde artış göstermiştir. Ancak silisyum takviyeli diyetle beslenen yaşlı farelerde diyetlerine alüminyum eklense dahi beyin alüminyum seviyeleri artmamıştır. Bu bulgular, biyoaktif silisyumun yaşlılıkta alüminyum nörotoksisitesine karşı yeterli miktarlarda koruyucu rol oynadığını düşündürmektedir (63).

15 yıl boyunca takip edilen 1.925 yaşlı birey arasında alüminyuma ve silisya maruz kalma ile bilişsel gerileme, bunama ve Alzheimer hastalığı riski arasındaki ilişkileri inceledi. Günlük beslenme ve su içimi ile alüminyum alımının daha yüksek olduğu hastalarda zamanla bilişsel gerilemenin daha fazla olduğu sonucuna varmışlardır. Silis alımında ise günlük 10 mg artış, demans riskinin azalması ile önemli ölçüde ilişkili bulunmuştur (65).

Osteoporoz Epidemiyolojisi Çalışmasında (EPIDOS) 1462 kadının (≥75 yaş) yedi yıllık takibiyle yapılan uzun dönemde geriye yönelik değerlendirmede, içme suyundan daha yüksek silisit alan kadınlarda aynı zamanda Alzheimer hastalığı geliştirme riskinin de düşük olduğunu gösterilmiştir. Düşük silisyum alımında (<4 mg/gün) AH görülme olasılığı yüksek gruba göre 2.7 kat daha fazladır (66).


Cilt, Saç ve Tırnak

Yaşlılıkta cilt silisyumu kaybı azalmış kolajen üretimi, zayıf glikozaminoglikan oluşumu ve hücreler arasındaki suyun kaybı ile ilişkilidir. Bu negatif dengesizliklerin üstesinden gelmek için kullanılan silisyum takviyesi, glikozaminoglikan ağının sentez ve sağlamlığını, kolajen oluşumunu ve ağının üretimini arttırarak cilt gücünü ve elastikiyetini arttırır, yara iyileşmesini destekler (20,69-71). 

Dış görünüşte yaşlılık belirtilerinin artması öncelikle ultraviyole radyasyonun neden olduğu hasardan kaynaklanır. Bu tür yaşlanma ile ilgili diğer faktörler sigara, çevre kirliliği ve yetersiz beslenmeyi kapsar. Bu tür toksik ve uzun süreli yaralanmalar kolajen ve elastinin bozulmasına yol açar (72,73).

Derideki kolajen miktarında 21 yaşından sonra yılda yaklaşık %1 'lik bir azalma gösterilmiş olup bu da kırışıklıkların derinliği ile doğrudan ilişkili olan cilt kalınlığında azalma ve elastikiyet kaybıyla sonuçlanır (102,103).

Menopozdan sonra meydana gelen değişiklikler daha dikkat çekici olup ilk 5 yılda cilt kolajeninin yaklaşık %30'unun ve yıllık %0.55 elastin kaybı izlenir (76,77). 

Bir silisyum kaynağı olan ortosilik asit (OSA) fizyolojik konsantrasyonlarının cildin ana hücrelerinden olan fibroblastları, kolajen tip I salgılamak için uyardığı gösterilmiştir (5,17,78).

Buna ek olarak silisyumun literatürde bulunan diğer faydaları elastin sentezinin desteklenmesi, tırnak sertliği için uyarıcı olması, saç lifinin direncinin ve kalınlığının arttırılması ve kan damarı esnekliğinin korunmasıdır (5,17,49,79–81). Silisyum kolajen yapısını oluşturan fibrin demetlerin kalınlığı artışını sağlar. Silisyumun Tip I kollajen moleküllerindeki terminal gruplarla etkileşime girdiği gösterilmiştir (*).

Sağlıklı bireylerde silisyumun cilt, tırnak ve saçlardaki yaşlanma karşıtı etkilerini değerlendirmek amacıyla 150 gün boyunca sağlıklı deneklerde kullanılan yüksek biyoyararlanımlı silisyum formları (maltodekstrin stabilize ortosilik asit, M-OSA ve organik bileşikler olan monometilsilanetriol, MMST),  yüz kırışıklıklarında  ve ultraviyole güneş lekelerinde  belirgin düzelmeye neden olup kullanıcı memnuniyeti oldukça yüksek bulunmuştur. Bu faydalı etkilere ek olarak kullanım sonrasında saç alüminyum düzeyleri azalmıştır. Kullanıcılarla yapılan anketler her iki takviye formundan da memnun kalındığını göstermiş olup saç, tırnak ve cildin tüm öznel analizleri olumlu sonuçlar sunmuştur (68).

20 hafta boyunca günlük 10 mg silisyum takviyesi hasar görmüş cilt yüzeyini ve mekanik gerginlik özelliklerini geliştirmiş, saç ve tırnak kırılganlığını azaltmıştır (82).

Silisyum, saçın önemli ölçüde daha kalın ve daha az kırılgan olması ve hastaların tırnaklarının daha az kırılgan olması sağlamaktadır (81).

Tırnaklar da silisyumun varlığından da etkilenir, çünkü silisyum onların bileşimindeki baskın mineraldir. Yumuşak ve kırılgan tırnakların varlığı, silisyumun sistemik eksikliğinin belirteci olabilir (78). Biyoaktif silisyumun ağızdan alınması elastikiyet ve kopma yükü dahil gerilme mukavemeti üzerinde olumlu bir etkiye sahipti ve ayrıca daha kalın saç telleri sonuçlandı. Bu yararlı etkileri sağlamak için silisyum kan seviyelerini arttırmayı ve böylece ciltte ve cilt eklerinde iyileşmelere yol açmayı amaçlayan bilimsel çalışmalara artan bir ilgi vardır (5).


Diyabet

Hayvanlarla ilgili deneysel olarak tasarlanmış çalışmalar mevcut olmasına rağmen insanlarda epidemiyolojik çalışma yapılmamıştır. Diyabette şeker düzeyi regüleasyonuna sağladığı olumlu etkileri araştıran hayvan çalışmaları mevcuttur (84-88).


Moleküler yapı ve kaynaklar

Silisyum yeryüzünde en yaygın elementlerden biridir; yerkabuğunun dörtte birinden fazlasını çoğunlukla silisyum dioksit olarak meydana getirir. Silisyum, silisyum dioksit (SiO2) olarak ya da oksit hidrasyonu aracılığıyla oluşturulan ilgili silisik asitler şeklinde bulunur (89). Ortosilisik asit OSA [Si(OH)4] suda çözünen en basit asit formu olan silisyumun ana kimyasal formudur. OSA insanlarda ve hayvanlarda silisyumun doğal biyolojik formu olarak kabul edilir ve canlı hücrelere silisyum sunulmasında önemli bir rol oynar (2,3). 

Kristal silisyumun nefes ile akciğerlere alınması ile ilişkili riskler olmakla birlikte, doğada zararlı olmayan birden fazla silisyum formları vardır. Düşük molekül ağırlıklı silis suda silisik asit olarak çözünebilir ve bu dönüşüm insanlarda faydalı ve vazgeçilmez olan biyolojik olarak kullanılabilir bir bileşendir. 

Vücutta birçok protein bulunur ancak kolajen vücudumuzun en çok içerdiği proteindir. Kolajenin vücudumuzun içeriğinin %20-30'unu oluşturması silisyumu bizim için oldukça önemli kılar. Nasıl mı? Anlatalım. Fasya dokusu, dermis (cildinizin ana alt tabakası), kaslar, tendonlar, kıkırdağı, saçınızı ve tırnaklarınızı çevreleyen doku bağ dokusunun en önemli örnekleridir ve kolajenden meydana gelirler. Kolajen bir proteindir ve hayvan kaynaklı besinlerle ağız yoluyla alındığı zaman yapıtaşları olan amino asitlere ayrılırlar. Bu aminoasitler bitkilerden de elde edilebilir. Sindirim sisteminden emilen amino asitler daha sonra vücut içerisinde kolajen oluşturmak da dahil olmak üzere birçok işlev için kullanır. Kolajen kaybı nedeniyle öncelikle, yapısının yaklaşık %80’i kolajenden oluşan cildimiz yıllar içinde esnekliğini kaybeder ve artık gençken olduğu gibi gergin kalamaz (91).

Vücudumuz 21 yaşına kadar optimal miktarda kolajen üretir ancak bundan sonra her yıl toplam kolajen miktarının yaklaşık %1’ini kaybederiz. Kırklı yaşlardan sonra yavaş yavaş cildimizdeki mutlu parlaklığının yavaşça azaldığını fark ederiz ve çoğumuz bunun neden meydana geldiğini bilmeyiz. Zamanla cilt kalınlığının ve elastikiyetinin azalmasının, dolayısıyla kırışıklıkların meydana gelmesinin nedeni, destek yapısını sağlayan kolajenin kaybıdır.

Menopoza giren kadınlarda, kolajen kaybı daha da çarpıcıdır. Bu sürenin ilk 5 yılında, her yıl mevcut kolajenin % 30'u kaybedilir (92,93). Ayrıca, menapoz sonrası kadınlarda cilt elastikiyetinin yılda ortalama %0.55 oranında azaldığı düşünülmektedir (77). İlerleyen yıllarda da kadınlar kolajeni kaybetmeye devam ederler ve bu yüzden amaç, yaşlanma etkilerini azaltabilmek amacıyla vücudu daha fazla kolajen üretmeye teşvik ederek onu yenilemeye çalışmak olmalıdır.

Kolajenlerin bu olumlu etkilerini arttırmanın bir yolu var ve silisyum burada devreye giriyor. Silisyum, vücudun kolajen ve glikozaminoglikanlar üretmesine yardımcı olan prolil ve lizil hidroksilaz enzimlerini aktive eder ve çalışması için gereklidir (18). Bağ dokusunun yüksek silisyum içeriği esas olarak glikosaminoglikanların (mukopolisakkaritler) ve protein komplekslerinin ayrılmaz bir bileşeni olmasından kaynaklanır. Çünkü silisyum, proteoglikanlar ve kolajenler arasındaki köprülerde çapraz bağlayıcı bir eleman olarak hayati rol oynar.

Bu maddeler sağlıklı kemik, tırnaklar, saçlar ve cilt için gereklidir. En yüksek silisyum konsantrasyonları genellikle bağ dokularında görülür ve dolayısıyla en yüksek bağ dokusu miktarına sahip organlar en yüksek silisyum konsantrasyonlarına sahiptir. Bu nedenle deride yüksek seviyede silisyum içerdiği bulunmuştur. Yaşlanmayla birlikte aort ve ciltte silisyum konsantrasyonlarında bir azalma izlenir (94,95).

Silisyum besin zincirinde hayvansal gıdalara nazaran(96) bitki bazlı gıdalarda çok daha yüksek miktarda bulunur. Bununla birlikte su, kahve ve bira gibi içecekler diyetle alınan silis ve silisyumun en büyük kaynaklarından olup sadece doğru kaynaktan sıvı alımıyla ihtiyacımız olan silisyumun % 20'sini sağlayabilir (33,97,98).

Silis şehir su kaynaklarında da bulunabilir ancak ilgili jeolojik kaynağa bağlı olarak şişelenmiş kaynak ve artezyen sularında bir miktar daha yüksektir.Tahıllar, yulaf, arpa, buğday unu, makarna, hamur işleri ve pirinç gibi tahıl ürünleri ihtiyacın %14'ünü, sebzeler ise %8’ini karşılar (99). Ancak endüstrileşmiş tarım ürünlerinin kullanıldığı toplumlarda silisyum alımları düşecektir.

Batı diyetinde, silisyumun başlıca kaynakları tahıl (%30) olup meyve, içecek ve sebze ile birlikte toplam silisyum alımının %75’ini sağlar (99). Tahılların işlenmesi ve arıtılması sırasında yapılan işlemler sırasında silisyumu uzaklaştırır. Bu nedenle tahıl ne kadar çok işlenmişse silisyum içeriği o kadar düşüktür. Beyaz un ve rafine soya ürünlerindeki silisyum miktarı, kendi ham doğal ürünlerinden çok daha düşüktür.

 Genel olarak, tüm kaynaklardan diyet alımı batı toplumları için günlük yaklaşık 20-50 mg silisyum iken Hindistan ve Çin gibi daha fazla bitki bazlı bir diyet tüketen toplumlarda ~ 200 mg’dır (27–30). Ancak, silisyum bitkilerde amorf silis olarak birikir ve "organik emilebilir” bileşiği şeklinde silisyum alım miktarı düşüktür. Ne yazık ki bu nedenle, gıda zincirinden silisyum transferi özellikle endüstriye beslenen toplumlarda yeterli değildir (100).

Suda çözünebilir veya organik silisyum formlarındaki gıda takviyeleri bu düşük alımlarda etkili bir seçenektir (78). Silisyumun takviyelerden elde edilen tahmini toplam emilim, yani biyoyararlanım 1 (silistlar) ila %70 (organosilisyumlar) arasında oldukça geniş bir yelpazede olup formülasyona ve konsantrasyona bağlıdır (13,18).


Monometilsilantriol (organosilisyum)

Organik silisyum doğada yaygın bulunan mineral formlardan farklıdır çünkü hidrojen ile ilişkili bir veya daha fazla karbon atomu vardır. Silisyumun bu organik formu canlı dokunun bir bileşenidir ve bitkilerde, hayvanlarda ve insanlarda görülür. Fransız kimya mühendisi Norbert Duffaut kumu sindiren mikroorganizmaları gözlemlemesinden başlayarak ilk organosilisyum bileşiği keşfetti ve bunu laboratuvar ortamında sentezledi. Çözünür, kolay emilebilir ve toksik olmayan bir silanol olan bu bileşiğin üretim süreci daha sonraları Loic Le Ribault tarafından geliştirdi ve böylece ağızdan ve ciltten kolaylıkla emilebilen silisyum formu geliştirildi.

Gıda takviyesi olarak alınan monometil silanetriol (MMST) emilebilir bir silisyum formu olup kolin stabilize ortosilik asit ara bileşiktir. Genel olarak, daha küçük moleküller veya monomerik formlar, daha büyük, yüksek oranda polimerleştirilmiş veya oligomerik formlardan daha iyi emilir (13). MMST sadece organik değildir, aynı zamanda çok küçük boyutlarda olup monomeriktir. Yani optimal koşullarda eriyik formları birbirleri ile birleşerek polimerize hale geçmez. Farelerde yapılan deneylerde ve insanlarda yapılan bazı ön çalışmalarda diğer silistların polimerizasyon nedeniyle daha düşük emilim değerlerine sahip oldukları gösterilmiştir (101).

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), bilimsel verilerin MMST bileşeninin önerilen dozlarda güvenliğinin değerlendirilmesi için gereklilikleri karşıladığını düşünmüş ve kronik toksisite, kanserojenlik, üreme ve gelişimsel toksisite için güvenli olduğuna karar vermiştir (104).

10 mg / gün takviye dozu, 4 hafta içinde serum silisyum düzeylerini önemli ölçüde artırabilir (105).


Fizyoloji

Silis, canlı maddenin temel bir öğesidir. Vücut dokusunda, timus bezinde, aortada en yüksek olmak üzere damar duvarında, adrenal bezlerde, karaciğerde, dalakta, pankreasta ve saçta önemli miktarda bulunur. Yaşla birlikte vücut organik silis deposunu kaybeder ve vücut dışından ağırlıklı olarak mineral haldeki silis olan kaynaklardan yeterince idame edilemez.

Silisyum, tüm eser elementlerin en yaygın olanıdır ve kanda demir, bakır ve çinko gibi fizyolojik olarak önemli elementlere benzer konsantrasyonlarda bulunur (106). İdrarda kalsiyumun miktarına benzer düzeylerde atılır. 

Silisyum, serumda sadece silisik asit olarak bulunur ve pasif olarak silisyum konsantrasyonlarının serumdakilerle aynı aralıkta tutulduğu damar dışındaki hücre dışı sıvı kompartımanlarına dağıtılır. Silisyum serumda biyolojik önemi olan demir, bakır, çinko eser elementlerinin çoğuna benzer konsantrasyonlarda bulunur. Bununla birlikte, doğadaki bolluk göz önünde bulundurulduğunda silisyuma en yakın olan alüminyumun ise normal insan kanında 350 kat daha az olduğu dikkat çekicidir (106).

 


Eksikliği

Büyüyen civciv ve farelerde Carlisle, Schwarz ve Milne tarafından yapılan silisyum eksikliği çalışmaları, diyetle alınan silisyumun normal büyümesi için gerekli olduğunu ileri sürdü. Diyetlerindeki silisyum eksikliği, özellikle kafatası ve kemikler, eklemler, saç ve cilt gibi kolajenöz dokularda anormal doku gelişmesine neden oldu. Her iki çalışmada da silisyumun insanlar da dahil olmak üzere daha yüksek hayvanlar için gerekli olabileceğini düşündürmektedir. Biyo-silist araştırmaları özellikle ortopedide insan sağlığı için önemini işaret ediyorlar (18,110,111). Yaşlanma ile, silisyum dokularda doğal olarak azalmaya başlar (112). Ayrıca, silisyum alımı ve biyoyararlanımı yaşla birlikte azalır ve 20 mg altına iner (33).

Tarım Bakanlığı tarafından ABD'nin Maryland eyaletinin Beltsville şehrinde insanlardaki silisyum düzeylerini inceleyen bir çalışma yapılmıştır (113). 37 ila 58 yaşları arasında denekler 26 günlük iki dönemde değerlendirilmiş ve deneklerin iki farklı diyet protokolleri incelenmiştir. Meyve ve sebzelerden elde edilen meyve suyundan oluşan düşük lifli bir diyet ve meyve ve sebzelerden oluşan yüksek lifli bir diyet. Düşük lifli diyet günlük 4.6 g lif ve 21 mg silisyum; yüksek lifli diyet ise 23.8 mg lif ve 45,8 mg silisyum içeriyordu. İdrar ve dışkı atılımlarındaki günlük silisyum seviyelerinin ortalaması, düşük lifli diyet için 12.2 ± 1,1 mg (idrar) ve 12.3 ± 0,9 mg (dışkı) idi. Yüksek lifli diyet için bu değerler 16 ± 2,6 mg ve 44.4 ± 2,6 mg olarak bulunmuştur. Dışkı atılımlarında geri kazanılan ortalama alım yüzdesi düşük lifli diyet için %59,0 ± 5.3 ve yüksek lifli diyet için %96,5 ± 4.3 idi. Her iki düşük ve yüksek lifli diyetler için ortalama günlük kayıp 3.5 ± 1,6 mg ve 14.6 ± 3,5 mg olup negatif bir silisyum dengesi elde edilmiştir.

Temel eser elementler üzerinde denge çalışmalarında elde edilen negatif bir denge, dengeyi sağlamak için daha fazla besine ihtiyaç duyulacağı anlamına gelir. Şaşırtıcı bir şekilde, düşük lifli diyetten iki kat daha yüksek silisyum alımı bulunan yüksek lifli diyet, dört kat daha yüksek günlük silisyum kaybına neden olmuştur (114). Biyoaktif ve biyoyararlı silisyum formu ortosilisik asit olduğundan, yukarıdaki sonuçlar düşük lif rejiminin sıvı diyetindeki silisik asidin daha yüksek çözünürlüğü ile açıklanabilir. Gıda lifinin bağırsak sistemindeki biyoyararlı silisik asit havuzuna önemli ölçüde katkıda bulunmaması ve hatta serbest silisik asidin emilimine müdahale etmesi muhtemeldir. Ayrıca kısa dönemli lifli beslenme desteği diğer minerallerde de negatif dengeye neden olup lifli beslenmeyi rutin bir alışkanlık haline getirmek, bağırsak adaptasyonu sayesinde kaybı azaltacaktır.


Olası Yan Etkiler

Dünya genelinde farklı bölgelerde diyetle çok geniş bir yelpaze olan günlük 20-200 mg silisyum alımının doğal olduğu ve bu alım düzeyinin olumsuz etkilere neden olmayacağı sonucuna varılmıştır. İnsanlarda silisyum için tolere edilebilir bir üst seviye (UL) oluşturmak için kanıtlanmış bir doz-cevap verisi mevcut değildir.

2016 yılında Avrupa Komisyununun talebi doğrultusunda, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) monometilsilanetriol (MMST) güvenliğinin değerlendirilmesi amacıyla kapsamlı bir inceleme yapmış ve bilimsel çalışma verilerinin şüpheleri kaldıracak gereklilikleri karşıladığını düşünmüştür. Ne kronik toksisite ve kanserojenite, ne de üreme ve gelişimsel toksisite için ek test talep etmiştir. MMST'nin gıda takviyelerinde kullanılması 2016 tarihinde değerlendirilmiş olup ulusal mevzuat kapsamında izin verilmiştir (104).

3.000 mg aktif madde / kg diyet dozunda farelerde uygulanan siloksanların polimerize sıvı formları ile yapılan kronik bir toksisite çalışmasında, hiçbir zararlı etki gözlenmemiştir. Farelerde 90 günlük toksisite çalışmasında MMST'nin test edilen ve teknik olarak ulaşılabilen en yüksek doz olan günde 232 mg/kg karşılık gelen uygulamalarında gözlenebilir bir yan etkisi (NOAEL) saptanmamıştır (104).

Birleşik Krallık Vitamin ve Mineraller Uzman Grubu bir risk değerlendirmesi gerçekleştirmiş olup yaşam boyu yetişkinler için günlük 700 mg silisyum takviyesinin (13mg/kg) güvenli bir üst seviye olduğuna karar vermiştir(115).

Minerallerden meydana gelmiş böbrek taşı oluşumuna yatkınlığı arttırıp arttırmadığı akla gelebilir. Silikatlar böbrek taşının kompozisyonunda düşük oranlarda bulunabilse de silikat taşları çok nadirdir (<%0.1)(116,117). Teorik olarak, nadir olsa da sık böbrek taşı şikâyeti bulunan kişilerde uzun süre silisyum kaynağı kullanımına dikkat etmek gerekebilir.


REFERANSLAR

      

1.        Jugdaohsingh R, Brown A, Dietzel M, Powell JJ. High-aluminum-affinity silica is a nanoparticle that seeds secondary aluminosilicate formation. PLoS One. 2013;8(12):1–12.

2.        Reffitt DM, Jugdaohsingh R, Thompson RP., Powell JJ. Silicic acid: its gastrointestinal uptake and urinary excretion in man and effects on aluminium excretion. J Inorg Biochem. 1999 Aug;76(2):141–7.

3.        Jurkić LM, Cepanec I, Pavelić SK, Pavelić K. Biological and therapeutic effects of ortho-silicic acid and some ortho-silicic acid-releasing compounds: New perspectives for therapy. Nutr Metab (Lond). 2013;10(1):2.

4.        Sripanyakorn S, Jugdaohsingh R, Thompson RPH, Powell JJ. Dietary silicon and bone health. Nutr Bull. 2005 Sep;30(3):222–30.

5.        Wickett RR, Kossmann E, Barel A, Demeester N, Clarys P, Vanden Berghe D, et al. Effect of oral intake of choline-stabilized orthosilicic acid on hair tensile strength and morphology in women with fine hair. Arch Dermatol Res. 2007 Nov 15;299(10):499–505.

6.        Bissé E, Epting T, Beil A, Lindinger G, Lang H, Wieland H. Reference values for serum silicon in adults. Anal Biochem. 2005 Feb;337(1):130–5.

7.        SCHWARZ K, MILNE DB. Growth-promoting Effects of Silicon in Rats. Nature. 1972 Oct;239(5371):333–4.

8.        Carlisle EM. Silicon: An Essential Element for the Chick. Science (80- ). 1972 Nov 10;178(4061):619–21.

9.        Carlisle EM. Silicon as an Essential Trace Element in Animal Nutrition. In 2007. p. 123–39.

10.      Davenward S, Bentham P, Wright J, Crome P, Job D, Polwart A, et al. Silicon-rich mineral water as a non-invasive test of the “aluminum hypothesis” in Alzheimer’s disease. J Alzheimer’s Dis. 2013;33(2):423–30.

11.      Savory J, Herman MM, Ghribi O. Supplementation of the diet with silicic acid to reduce body burden of aluminum: A miracle cure or useless treatment for Alzheimer’s disease? J Alzheimer’s Dis. 2006 Sep 8;10(1):25–7.

12.      Exley C, Schneider C, Doucet FJ. The reaction of aluminium with silicic acid in acidic solution: an important mechanism in controlling the biological availability of aluminium? Coord Chem Rev. 2002 Jun;228(2):127–35.

13.      Sripanyakorn S, Jugdaohsingh R, Dissayabutr W, Anderson SHC, Thompson RPH, Powell JJ. The comparative absorption of silicon from different foods and food supplements. Br J Nutr. 2009 Sep 28;102(6):825–34.

14.      Rondanelli M, Opizzi A, Perna S, Faliva MA. Update on nutrients involved in maintaining healthy bone. Endocrinol y Nutr. 2013 Apr;60(4):197–210.

15.      Price CT, Koval KJ, Langford JR. Silicon: A review of its potential role in the prevention and treatment of postmenopausal osteoporosis. Int J Endocrinol. 2013;2013.

16.      Price CT, Langford JR, Liporace FA. Essential Nutrients for Bone Health and a Review of their Availability in the Average North American Diet. Open Orthop J. 2012;6(1):143–9.

17.      Reffitt D., Ogston N, Jugdaohsingh R, Cheung HF., Evans BA., Thompson RP., et al. Orthosilicic acid stimulates collagen type 1 synthesis and osteoblastic differentiation in human osteoblast-like cells in vitro. Bone. 2003 Feb;32(2):127–35.

18.      Jugdaohsingh R. Silicon and bone health. J Nutr Heal Aging. 2007;11(2):99–110.

19.      Pietak AM, Reid JW, Stott MJ, Sayer M. Silicon substitution in the calcium phosphate bioceramics. Biomaterials. 2007 Oct;28(28):4023–32.

20.      Müller WEG, editor. Silicon Biomineralization . Berlin, Heidelberg: Springer Berlin Heidelberg; 2003. (Progress in Molecular and Subcellular Biology; vol. 33).

21.      Anthony Mescher. Junqueira’s Basic Histology: Text and Atlas. 15th ed. McGraw Hill; 2018.

22.      Carlisle EM. Silicon in Bone Formation. In: Silicon and Siliceous Structures in Biological Systems. New York, NY: Springer New York; 1981. p. 69–94.

23.      Zhou H, Jiao G, Dong M, Chi H, Wang H, Wu W, et al. Orthosilicic Acid Accelerates Bone Formation in Human Osteoblast-Like Cells Through the PI3K–Akt–mTOR Pathway. Biol Trace Elem Res. 2019 Aug 12;190(2):327–35.

24.      Wiens M, Wang X, Schröder HC, Kolb U, Schloßmacher U, Ushijima H, et al. The role of biosilica in the osteoprotegerin/RANKL ratio in human osteoblast-like cells. Biomaterials. 2010 Oct;31(30):7716–25.

25.      Müller WEG, Wang X, Cui F-Z, Jochum KP, Tremel W, Bill J, et al. Sponge spicules as blueprints for the biofabrication of inorganic–organic composites and biomaterials. Appl Microbiol Biotechnol. 2009 Jun 1;83(3):397–413.

26.      Schröder HC, Wang XH, Wiens M, Diehl-Seifert B, Kropf K, Schloßmacher U, et al. Silicate modulates the cross-talk between osteoblasts (SaOS-2) and osteoclasts (RAW 264.7 cells): Inhibition of osteoclast growth and differentiation. J Cell Biochem. 2012 Oct;113(10):3197–206.

27.      Müller WEG, editor. Molecular Biomineralization [Internet]. Berlin, Heidelberg: Springer Berlin Heidelberg; 2011. (Progress in Molecular and Subcellular Biology; vol. 52).

28.      Pennington JAT. Silicon in foods and diets. Food Addit Contam. 1991 Jan;8(1):97–118.

29.      Jugdaohsingh R, Anderson SH, Tucker KL, Elliott H, Kiel DP, Thompson RP, et al. Dietary silicon intake and absorption. Am J Clin Nutr. 2002 May 1;75(5):887–93.

30.      Anasuya A, Bapurao S, Paranjape PK. Fluoride and Silicon Intake in Normal and Endemic Fluorotic Areas. J Trace Elem Med Biol. 1996 Jan;10(3):149–55.

31.      Johnell O, Kanis JA. An estimate of the worldwide prevalence, mortality and disability associated with hip fracture. Osteoporos Int. 2004 Nov 4;15(11):897–902.

32.      Jugdaohsingh R, Tucker KL, Qiao N, Cupples LA, Kiel DP, Powell JJ. Dietary Silicon Intake Is Positively Associated With Bone Mineral Density in Men and Premenopausal Women of the Framingham Offspring Cohort. J Bone Miner Res. 2003 Dec 16;19(2):297–307.

33.      McNaughton SA, Bolton-Smith C, Mishra GD, Jugdaohsingh R, Powell JJ. Dietary silicon intake in post-menopausal women. Br J Nutr. 2005 Nov 8;94(5):813–7.

34.      Bowen HJM, Peggs A. Determination of the silicon content of food. J Sci Food Agric. 1984 Nov;35(11):1225–9.

35.      Peter Behrens EB. Handbook of Biomineralization: Biomimetic and Bioinspired Chemistry. wiley; 2009. 443 p.

36.      Landis WJ, Lee DD, Brenna JT, Chandra S, Morrison GH. Detection and localization of silicon and associated elements in vertebrate bone tissue by imaging ion microscopy. Calcif Tissue Int. 1986 Jan;38(1):52–9.

37.      Ratcliffe S, Jugdaohsingh R, Vivancos J, Marron A, Deshmukh R, Ma JF, et al. Identification of a mammalian silicon transporter. Am J Physiol Physiol. 2017 May 1;312(5):C550–61.

38.      Penido MGMG, Alon US. Phosphate homeostasis and its role in bone health. Pediatr Nephrol. 2012 Nov 3;27(11):2039–48.

39.      Carlisle EM. Biochemical and Morphological Changes Associated with Long Bone Abnormalities in Silicon Deficiency. J Nutr. 1980 May 1;110(5):1046–56.

40.      Carlisle EM. In vivo Requirement for Silicon in Articular Cartilage and Connective Tissue Formation in the Chick. J Nutr. 1976 Apr 1;106(4):478–84.

41.      Carlisle EM. Silicon: A requirement in bone formation independent of vitamin D1. Calcif Tissue Int. 1981 Dec;33(1):27–34.

42.      Maehira F, Miyagi I, Eguchi Y. Effects of calcium sources and soluble silicate on bone metabolism and the related gene expression in mice. Nutrition. 2009 May;25(5):581–9.

43.      Calomme M, Geusens P, Demeester N, Behets GJ, D’Haese P, Sindambiwe JB, et al. Partial Prevention of Long-Term Femoral Bone Loss in Aged Ovariectomized Rats Supplemented with Choline-Stabilized Orthosilicic Acid. Calcif Tissue Int. 2006 Apr 13;78(4):227–32.

44.      Jugdaohsingh R, Watson AIE, Bhattacharya P, van Lenthe GH, Powell JJ. Positive association between serum silicon levels and bone mineral density in female rats following oral silicon supplementation with monomethylsilanetriol. Osteoporos Int. 2015 Apr 9;26(4):1405–15.

45.      Jugdaohsingh R, Pedro LD, Watson A, Powell JJ. Silicon and boron differ in their localization and loading in bone. Bone Reports. 2015 Jan;1:9–15.

46.      Schiano A, Eisinger F, Detolle P, Laponche AM, Brisou B, Eisinger J. [Silicon, bone tissue and immunity]. Rev Rhum Mal Osteoartic. 46(7–9):483–6.

47.      Eisinger J, Clairet D. Effects of silicon, fluoride, etidronate and magnesium on bone mineral density: a retrospective study. Magnes Res. 1993 Sep;6(3):247–9.

48.      Macdonald HM, Hardcastle AC, Jugdaohsingh R, Fraser WD, Reid DM, Powell JJ. Dietary silicon interacts with oestrogen to influence bone health: Evidence from the Aberdeen Prospective Osteoporosis Screening Study. Bone. 2012 Mar;50(3):681–7.

49.      Spector TD, Calomme MR, Anderson SH, Clement G, Bevan L, Demeester N, et al. Choline-stabilized orthosilicic acid supplementation as an adjunct to calcium/vitamin D3 stimulates markers of bone formation in osteopenic females: A randomized, placebo-controlled trial. BMC Musculoskelet Disord. 2008;9:1–10.

50.      Keeting PE, Oursler MJ, Wiegand KE, Bonde SK, Spelsberg TC, Riggs BL. Zeolite a increases proliferation, differentiation, and transforming growth factor β production in normal adult human osteoblast-like cells in vitro. J Bone Miner Res. 2009 Dec 3;7(11):1281–9.

51.      Belous AM, Skoblin AP. Silicon content of bone callus in experimental fractures. Bull Exp Biol Med. 1963 Jul;53(5):552–4.

52.      Schiano A, Eisinger F, Detolle P, Laponche AM, Brisou B EJ. Silicium, tissu osseux et immunité. Rev Rhum Mal Osteoartic. 1979;46(7–9):483.

53.      Geusens P, Pavelka K, Rovensky J, Vanhoof J, Demeester N, Calomme M, et al. A 12-week randomized, double-blind, placebo-controlled multicenter study of choline-stabilized orthosilicic acid in patients with symptomatic knee osteoarthritis. BMC Musculoskelet Disord. 2017 Dec 5;18(1):2.

54.      Schwarz K. SILICON, FIBRE, AND ATHEROSCLEROSIS. Lancet. 1977 Feb;309(8009):454–7.

55.      Schwarz K, Ricci B, Punsar S, Karvonen M. INVERSE RELATION OF SILICON IN DRINKING WATER AND ATHEROSCLEROSIS IN FINLAND. Lancet. 1977 Mar;309(8010):538–9.

56.      Loeper J, Goy-Loeper J, Rozensztajn L, Fragny M. The antiatheromatous action of silicon. Atherosclerosis. 1979 Aug;33(4):397–408.

57.      Mancinella A. [Silicon, a trace element essential for living organisms. Recent knowledge on its preventive role in atherosclerotic process, aging and neoplasms]. Clin Ter. 1991 Jun 15;137(5):343–50.

58.      Maehira F, Motomura K, Ishimine N, Miyagi I, Eguchi Y, Teruya S. Soluble silica and coral sand suppress high blood pressure and improve the related aortic gene expressions in spontaneously hypertensive rats. Nutr Res. 2011 Feb;31(2):147–56.

59.      Öner G, Cirrik S, Bulbul M, Yuksel S. Dietary Silica Modifies the Characteristics of Endothelial Dilation in Rat Aorta. Endothelium. 2006 Jan 13;13(1):17–23.

60.      Huat TJ, Camats-Perna J, Newcombe EA, Valmas N, Kitazawa M, Medeiros R. Metal Toxicity Links to Alzheimer’s Disease and Neuroinflammation. J Mol Biol. 2019 Apr;431(9):1843–68.

61.      Sánchez-Muniz FJ, Macho-González A, Garcimartín A, Santos-López JA, Benedí J, Bastida S, et al. The Nutritional Components of Beer and Its Relationship with Neurodegeneration and Alzheimer’s Disease. Nutrients. 2019 Jul 10;11(7):1558.

62.      Rahman MA, Rahman MS, Uddin MJ, Mamum-Or-Rashid ANM, Pang M-G, Rhim H. Emerging risk of environmental factors: insight mechanisms of Alzheimer’s diseases. Environ Sci Pollut Res. 2020 Mar 23;

63.      Carlislle EM, Curran MJ. EFFECT OF DIETARY SILICON AND ALUMINUM ON SILICON AND ALUMINUM LEVELS IN RAT BRAIN. Alzheimer Dis Assoc Disord. 1987;1(2):83–9.

64.      González-Muñoz MJ, Garcimartán A, Meseguer I, Mateos-Vega CJ, Orellana JM, Peña-Fernández A, et al. Silicic Acid and Beer Consumption Reverses the Metal Imbalance and the Prooxidant Status Induced by Aluminum Nitrate in Mouse Brain. J Alzheimer’s Dis. 2017 Feb 3;56(3):917–27.

65.      Rondeau V, Jacqmin-Gadda H, Commenges D, Helmer C, Dartigues J-F. Aluminum and Silica in Drinking Water and the Risk of Alzheimer’s Disease or Cognitive Decline: Findings From 15-Year Follow-up of the PAQUID Cohort. Am J Epidemiol. 2008 Dec 13;169(4):489–96.

66.      Gillette-Guyonnet S, Andrieu S, Nourhashemi F, de La Guéronnieère V, Grandjean H, Vellas B. Cognitive impairment and composition of drinking water in women: findings of the EPIDOS Study. Am J Clin Nutr. 2005 Apr 1;81(4):897–902.

67.      Gonzalez-Muñoz MJ, Meseguer I, Sanchez-Reus MI, Schultz A, Olivero R, Benedí J, et al. Beer consumption reduces cerebral oxidation caused by aluminum toxicity by normalizing gene expression of tumor necrotic factor alpha and several antioxidant enzymes. Food Chem Toxicol. 2008 Mar;46(3):1111–8.

68.      Ferreira A, Freire É, Polonini H, da Silva P, Brandão M, Raposo N. Anti-Aging Effects of Monomethylsilanetriol and Maltodextrin-Stabilized Orthosilicic Acid on Nails, Skin and Hair. Cosmetics. 2018 Jul 2;5(3):41.

69.      Schwarz K. A Bound Form of Silicon in Glycosaminoglycans and Polyuronides. Proc Natl Acad Sci. 1973 May 1;70(5):1608–12.

70.      David Evered MO. Silicon Biochemistry. WILEY; 2008. 272 p.

71.      Hanasono MM, Lum J, Carroll LA, Mikulec AA, Koch RJ. The Effect of Silicone Gel on Basic Fibroblast Growth Factor Levels in Fibroblast Cell Culture. Arch Facial Plast Surg. 2004 Mar 1;6(2):88–93.

72.      Fanian F, Jeudy, Lihoreau, Messikh R, Ortonne J-P, Elkhyat A, et al. Efficacy of micronutrient supplementation on skin aging and seasonal variation: a randomized, placebo-controlled, double-blind study. Clin Interv Aging. 2013 Nov;1527.

73.      Uitto J. The role of elastin and collagen in cutaneous aging: intrinsic aging versus photoexposure. J Drugs Dermatol. 2008 Feb;7(2 Suppl):s12-6.

74.      Shuster S. Osteoporosis, a unitary hypothesis of collagen loss in skin and bone. Med Hypotheses. 2005 Jan;65(3):426–32.

75.      Akazaki S, Nakagawa H, Kazama H, Osanai O, Kawai M, Takema Y, et al. Age-related changes in skin wrinkles assessed by a novel three-dimensional morphometric analysis. Br J Dermatol. 2002 Oct;147(4):689–95.

76.      Baumann L. Skin ageing and its treatment. J Pathol. 2007 Jan;211(2):241–51.

77.      Sumino H, Ichikawa S, Abe M, Endo Y, Ishikawa O, Kurabayashi M. Effects of Aging, Menopause, and Hormone Replacement Therapy on Forearm Skin Elasticity in Women. J Am Geriatr Soc. 2004 Jun;52(6):945–9.

78.      Araújo LA de, Addor F, Campos PMBGM. Use of silicon for skin and hair care: an approach of chemical forms available and efficacy. An Bras Dermatol. 2016 Jun;91(3):331–5.

79.      Barel A, Calomme M, Timchenko A, Paepe KD, Demeester N, Rogiers V, et al. Effect of oral intake of choline-stabilized orthosilicic acid on skin, nails and hair in women with photodamaged skin. Arch Dermatol Res. 2005 Oct 5;297(4):147–53.

80.      Calomme MR, Vanden Berghe DA. Supplementation of calves with stabilized orthosilicic acid: Effect on the Si, Ca, Mg, and P concentrations in serum and the collagen concentration in skin and cartilage. Biol Trace Elem Res. 1997;56(2):153–65.

81.      Lassus A. Colloidal Silicic Acid for Oral and Topical Treatment of Aged Skin, Fragile Hair and Brittle Nails in Females. J Int Med Res. 1993 Jul 25;21(4):209–15.

82.      Barel A, Calomme M, Timchenko A, De Paepe K, Demeester N, Rogiers V, et al. Effect of oral intake of choline-stabilized orthosilicic acid on skin, nails and hair in women with photodamaged skin. Arch Dermatol Res. 2006 Apr 8;297(10):481–481.

83.      Robin S, Courderot-Masuyer C, Tauzin H, Guillon S, Gaborit J, Harbon S, et al. Evaluation of protective and restoring effects of a mixture of silanols on photoaging. Use of a device allowing the quantification of contractile strengths of human fibroblasts after UVA irradiation. Int J Cosmet Sci. 2012 Aug;34(4):311–7.

84.      Oschilewski U, Kiesel U, Kolb H. Administration of Silica Prevents Diabetes in BB-Rats. Diabetes. 1985 Feb 1;34(2):197–9.

85.      Kahn SE, Zinman B. Point: Recent Long-Term Clinical Studies Support an Enhanced Role for Thiazolidinediones in the Management of Type 2 Diabetes. Diabetes Care. 2007 Jun 1;30(6):1672–6.

86.      Maehira F, Ishimine N, Miyagi I, Eguchi Y, Shimada K, Kawaguchi D, et al. Anti-diabetic effects including diabetic nephropathy of anti-osteoporotic trace minerals on diabetic mice. Nutrition. 2011 Apr;27(4):488–95.

87.      Wright JR, Lacy PE. Silica prevents the induction of diabetes with complete Freund’s adjuvant and low-dose streptozotocin in rats. Diabetes Res. 1989 Jun;11(2):51–4.

88.      Oschilewski M, Schwab E, Kiesel U, Opitz U, Stünkel K, Kolb-Bachofen V, et al. Administration of silica or monoclonal antibody to Thy-1 prevents low-dose streptozotocin-induced diabetes in mice. Immunol Lett. 1986 Jun;12(5–6):289–94.

89.      Exley C, Sjöberg S. Silicon species in seawater. Spectrochim Acta Part A Mol Biomol Spectrosc. 2014 Jan;117:820–1.

90.      Perry CC, Keeling-Tucker T. Biosilicification: the role of the organic matrix in structure control. JBIC J Biol Inorg Chem. 2000 Oct;5(5):537–50.

91.      Farage, Miranda A., Miller, Kenneth W., Maibach HI. Textbook of Aging Skin. Springer Berlin Heidelberg; 2017.

92.      BRINCAT M, MONIZ CJ, STUDD JWW, DARBY A, MAGOS A, EMBUREY G, et al. Long-term effects of the menopause and sex hormones on skin thickness. BJOG An Int J Obstet Gynaecol. 1985 Mar;92(3):256–9.

93.      Brincat M, Versi E, Moniz CF, Magos A, de Trafford J, Studd JW. Skin collagen changes in postmenopausal women receiving different regimens of estrogen therapy. Obstet Gynecol. 1987 Jul;70(1):123–7.

94.      CARLISLE EM. Silicon. In: Trace Elements in Human and Animal Nutrition. Elsevier; 1986. p. 373–90.

95.      Carlisle EM. Silicon as a trace nutrient. Sci Total Environ. 1988 Jul;73(1–2):95–106.

96.      Powell JJ, McNaughton SA, Jugdaohsingh R, Anderson SHC, Dear J, Khot F, et al. A provisional database for the silicon content of foods in the United Kingdom. Br J Nutr. 2005 Nov 8;94(5):804–12.

97.      Burns L, Ashwell M, Berry J, Bolton-Smith C, Cassidy A, Dunnigan M, et al. UK Food Standards Agency Optimal Nutrition Status Workshop: environmental factors that affect bone health throughout life. Br J Nutr. 2003 Jun 9;89(6):835–40.

98.      Bellia JP, Birchall JD, Roberts NB. Beer: a dietary source of silicon. Lancet. 1994 Jan;343(8891):235.

99.      Martin KR. Silicon: The Health Benefits of a Metalloid. In 2013. p. 451–73.

100.    Ma JF, Takahashi E. Silicon uptake and accumulation in plants. In: Soil, Fertilizer, and Plant Silicon Research in Japan. Elsevier; 2002. p. 73–106.

101.    Jugdaohsingh R, Reffitt DM, Oldham C, Day JP, Fifield LK, Thompson RP, et al. Oligomeric but not monomeric silica prevents aluminum absorption in humans. Am J Clin Nutr. 2000 Apr 1;71(4):944–9.

102.    Safety of organic silicon (monomethylsilanetriol, MMST) as a novel food ingredient for use as a source of silicon in food supplements and bioavailability of orthosilicic acid from the source. EFSA J. 2018;14(4).

103.    Jugdaohsingh R, Anderson SH, Kinrade SD, Powell JJ. Response to Prof D. Vanden Berghe letter: 'There are not enough data to conclude that Monomethylsilanetriol is safe’. Nutr Metab (Lond). 2013;10(1):65.

104.    Safety of organic silicon (monomethylsilanetriol, MMST) as a novel food ingredient for use as a source of silicon in food supplements and bioavailability of orthosilicic acid from the source. EFSA J. 2016 Apr;14(4).

105.    Jugdaohsingh R, Hui M, Anderson SH, Kinrade SD, Powell JJ. The silicon supplement ‘Monomethylsilanetriol’ is safe and increases the body pool of silicon in healthy Pre-menopausal women. Nutr Metab (Lond). 2013;10(1):37.

106.    Dobbie JW, Smith MJB. The Silicon Content of Body Fluids. Scott Med J. 1982 Jan 25;27(1):17–9.

107.    Nielsen FH. Micronutrients in Parenteral Nutrition: Boron, Silicon, and Fluoride. Gastroenterology. 2009 Nov;137(5):S55–60.

108.    Prescha A, Zabłocka-Słowińska K, Grajeta H. Dietary Silicon and Its Impact on Plasma Silicon Levels in the Polish Population. Nutrients. 2019 Apr 29;11(5):980.

109.    Toxicological evaluation of some food additives including anticaking agents, antimicrobials, antioxidants, emulsifiers and thickening agents. FAO Nutr Meet Rep Ser. 1974;(53A):1–520.

110.    Hench LL, Wilson J. Biocompatibility of Silicates for Medical Use. In 2007. p. 231–53.

111.    Kokubo T, Kim H-M, Kawashita M, Nakamura T. REVIEW Bioactive metals: preparation and properties. J Mater Sci Mater Med. 2004 Feb;15(2):99–107.

112.    Jugdaohsingh R, Watson AIE, Pedro LD, Powell JJ. The decrease in silicon concentration of the connective tissues with age in rats is a marker of connective tissue turnover. Bone. 2015 Jun;75:40–8.

113.    Kelsay JL, Behall KM, Prather ES. Effect of fiber from fruits and vegetables on metabolic responses of human subjects II. Calcium, magnesium, iron, and silicon balances. Am J Clin Nutr. 1979 Sep 1;32(9):1876–80.

114.    Jones LHP, Handreck KA. The relation between the silica content of the diet and the excretion of silica by sheep. J Agric Sci. 1965 Aug 27;65(1):129–34.

115.    On EG, Minerals V and. Expert Group on Vitamins and Minerals (2003) Safe Upper Levels for Vitamins and Minerals [Internet].

116.    Knoll T. Epidemiology, Pathogenesis, and Pathophysiology of Urolithiasis. Eur Urol Suppl. 2010 Dec;9(12):802–6.

117.     Dawson CH, Tomson CR. Kidney stone disease: pathophysiology, investigation and medical treatment. Clin Med (Northfield Il). 2012 Oct 1;12(5):467–71.

 

 

 

 

cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı